TÜSİAD’dan Ekonomi için Yeni İklim Rejimi Raporu!

TÜSİAD’ın ‘Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi Raporu’nda, yeni iklim rejiminin Türkiye ekonomisi ve ticaretine olası etkileri ele alınıyor.

TÜSİAD’ın ‘Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi Raporu’nda, Paris Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ile şekillenen yeni iklim rejiminin Türkiye ekonomisi ve ticaretine olası etkileri ele alınıyor.

TÜSİAD’ın “Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi Raporu” tanıtım toplantısı, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar’ın katılımıyla online olarak gerçekleşti.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski ve TÜSİAD Başkan Yardımcısı ve Enerji ve Çevre Yuvarlak Masası Başkanı Murat Özyeğin’in açılış konuşmalarını yaptığı etkinliğin konuk konuşmacısı, İngiltere COP26 Bölgesel Büyükelçisi Sir Laurie Bristow oldu.

İklim değişikliğinin sanayiye etkileri, ekonomik modellerle ele alındı

TÜSİAD’ın gerek çevre gerek ekonomi başlıklarındaki öncelikli çalışma alanları içinde bulunan ve küresel riskler arasında ilk sıralarda yer alan iklim değişikliğinin, ülke sanayi açısından ne gibi etkileri olacağını ekonomik modellerle ele alan raporun sunumu, TÜSİAD Çevre ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Başkanı Fatih Özkadı’nın moderasyonunda, Kadir Has Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erinç Yeldan, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Atıl Aşıcı ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sevil Acar’ın katılımıyla gerçekleşti.

“İklim değişikliği, uygun anı bekleyeceğimiz bir sorun değil!”

Konuşmasında iklim değişikliğinin harekete geçmek için uygun anı bekleyebileceğimiz bir sorun olmadığını vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, şunları söyledi:

“Birçok sektör açısından iklim değişikliğine bağlı risklerin azalmasını ve değişen iklim şartlarına uyumu öncelikli değerlendirmek gerekiyor. Doğru politika ve stratejilerle vakitlice adım atamazsak, ödememiz gereken faturanın bedeli her bakımdan artacak.

2020 sonrası küresel iklim rejiminin omurgası olan Paris Anlaşmasını da bu nedenle yakından takip ediyoruz. Stratejik öncelik olarak benimsiyoruz. Anlaşma, iklim değişikliği ile mücadele çabalarının artırılması hedefini ortaya koyarken aynı zamanda yeni bir ekonomik düzene de yön veriyor. Farklı gelişmişlik düzeyindeki ülkeler ve uluslararası finans kurumları iklim değişikliği kaygılarını içselleştirerek mücadele ve uyum yönünde stratejiler geliştiriyor.

Avrupa Yeşil Mutabakatı

Öte yandan, AB’nin yeni büyüme stratejisi olarak tanımladığı Yeşil Mutabakat sadece AB üyelerini değil, AB ile ticaret yapan ülkelerin tüm ekonomik sektörleriyle üretim ve tüketim kalıplarını da derinden etkileyecek. Mevzuatın revizyonu yanı sıra dış ticaret kurallarını belirleyen STA’lar ve Sınırda Karbon Düzenlemesi etkili uygulama araçları olarak hayata geçecek. Ar-Ge‘yi, özel ve kamu finansman araçlarını da kapsayan en az 1 trilyon euroluk bir bütçenin bu mutabakata tahsis edilmiş olması güçlü bir etkinliğe de fırsat verecek.”

“Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz”

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar ise dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınının herkesin alışkanlıklarını değiştirdiğini söyledi. Birpınar, şöyle devam etti:

“İnsanlar toplu taşımayı artık çok fazla kullanmıyor, daha çok bisikletler ve elektrikli scooterları kullanıyor. Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Artan nüfus ve konforlu yaşam beklentileri kaynak tüketimini artırıyor. Son 50 yılda dünya nüfusu iki kat artış sağlarken, küresel kaynak kullanımı üç kat artmış durumdadır. Üret, kullan ve at modeli arkasından birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Bunun yerine aslında mümkün olduğu sürece geri dönüştürülebilir bir yaşam stili oluşturmak gerekir.

Yeşil Mutabakata göre, AB politikaları konusunda gerekli adımları atmayan ülkelere, enerji ve karbon ithal edilen ürünlerinde karbon vergisi uygulanacağı belirtiliyor. İthalatımızın yüzde 33’ünü Avrupa’dan sağlıyoruz. İhracatımızın da yüzde 48,9’unu da Avrupa’ya yapıyoruz.

Yıllardır kullanılan ekonomi modeli, bugün yerini döngüsel bir ekonomi modeline dönüştürmeye başladı. Geri dönüşüm eskisine göre daha da önem kazandı. Bu modelin dünyada gelişmesini sağlamamız gerekiyor. Eskiden bu sorunlar yerel olarak baş gösteriyordu. Bugün ise küresel bir noktaya ulaştı. Çözüm sağlayabilmek içinse bir araya gelmek ve birlikte hareket etmek gerekiyor. Sürdürülebilir kalkınma modelini hayata geçirmek için çalışıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma konusunda güçlenmeyi hedefliyoruz.”

Rapordaki değerlendirmeler

Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ile şekillenen yeni iklim rejiminin Türkiye ekonomisi ve ticaretine olası etkilerinin mercek altına alındığı raporda, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik politika araçları irdelendi. Rapordan bazı değerlendirmeler şöyle:

“İklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınmayı ve tüm ekosistemi tehdit eden en öncelikli küresel risklerden biridir. Bu çerçevede iklim değişikliği ile mücadele ve iklim değişikliğine uyum tüm ekonomilerin yanı sıra başta Birleşmiş Milletler olmak üzere diğer çevre, ekonomik ve toplumsal alanda faaliyet gösteren uluslararası örgüt ve kuruluşların da öncelikli gündem maddeleri arasındadır.

AB’nin yeni büyüme stratejisi olan Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde öngördüğü dönüşüm ve 2050 yılında karbon-nötr Avrupa hedefi sanayiden ulaştırmaya, ambalajdan veri korumaya kadar birçok boyutta stratejik düzenlemeyi kapsamaktadır. Burada önemle vurgulanması gereken husus, AYM Planı ile salt bir “çevre” stratejisi değil, ülkemizi de yakından ilgilendiren yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve işbölümünün kurgulanmakta olduğudur.

Bu yeni iklim rejimi, ekonomilerin, finans kurumlarının, uluslararası örgütlerin siyasi, ekonomik ve ticari bağlamdaki değerlendirmelerinde iklim değişikliği ile mücadele bağlantılı unsurların yansıtılması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Raporun çıktıları

Raporda Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında öngörülen Sınırda Karbon Düzenlemesi devreye girdiğinde Türkiye’den AB’ye ihracat yapan sektörler üzerine olası etkisi tüm ekonomiyi temsil eden 24 üretici sektör için analiz ediliyor.

Bunun için 2 ayrı senaryo (SKD30 ve SKD50) karbonun ton fiyatı 30 Avro/tCO2e ve 50 Avro/tCO2e olarak çalışıldı.

Bu senaryolar altında Türkiye ihracatının maruz kalabileceği toplam karbon maliyeti (faturası) ortaya konuldu (kapsama alınan emisyon kaynaklarına bağlı olarak)

  • Ton başına vergi (EUA) 30 Avro olsa 478 milyon Avro- 1085 milyon Avro
  • Ton başına vergi (EUA) 50 Avro olsa 797 milyon Avro-1809 milyon Avro

Bu senaryolara ilave olarak AB’nin yeşil ekonomik dönüşümüne uyumlu tedbirlerin öngörüldüğü ayrı bir senaryo da çalışılmıştır. 2030 yılı itibarıyla;

  • AB_AYM senaryo sonuçlarında gayrı safi yurtiçi hasılanın SKD30 ve SKD50 senaryosundan sırasıyla %5,7 ve %6,6 daha yüksek; sera gazı emisyonunun ise sırasıyla %16,5 ve %15 daha düşük olacağı hesaplanmıştır.

“Avrupa Yeşil Düzeni, bir risk olduğu kadar fırsat olarak da değerlendirilebilir”

Avrupa Yeşil Düzeni Türkiye için bir risk olduğu kadar, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen bir dönüşümün aracı olarak yepyeni bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

Unsurları kararlılıkla saptanmış bir stratejik dönüşüm çerçevesinde, emisyon azaltımını, elde edilen fonların şirketlerin yeşil dönüşümü amacıyla kullanılmasını ve yenilenebilir enerji ile enerji verimliliğini merkeze alan alternatif bir Yeşil Ekonomik Dönüşüm senaryosu sayesinde gerek milli gelirde, gerekse sera gazı emisyonlarında anlamlı iyileştirmelerin sağlanabileceği öngörülmektedir.

Yeşil ekonomik dönüşüm stratejisi emisyon azalım hedeflerinin ulusal ekonomide üretim ve istihdamın artırılarak sağlanabileceğini göstermekte, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma stratejisi arayışlarına önemli bir alternatif sunmaktadır.”

Kaynak: https://www.gidahatti.com/tusiaddan-ekonomi-icin-yeni-iklim-rejimi-raporu-174575/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s