İklim Değişikliğine Uyum Zamanı: Türkiye’de Yerel Yönetimler Hazır mı? (1. Bölüm)

sekil7-1024x594

Kaynak: https://www.iklimhaber.org/iklim-degisikligine-uyum-zamani-turkiyede-yerel-yonetimler-hazir-mi/

İklim Haber ekibi, Avrupa’dan Türkiye’ye yerelde iklim değişikliğine uyum konusuna odaklanıyor. Yazı dizisinin ilk bölümünde genel çerçeveyi çiziyor, rakamları ortaya koyuyor. 

Son yıllarda küresel, ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde sayısız iklim değişikliği eylem değerlendirmesi gerçekleştirildi. Bunlardan bazıları genel resme odaklanırken bazıları da yereldeki iklim eylemleri gibi daha özel alanlara odaklanarak gerçekleştirildi. Yerel düzeyde iklim eylemi, halen bilim dünyasının ilgisini en çok çeken alanlardan birisi konumunda zira dünya nüfusunun çoğunluğu şehirlerde yaşıyor ve iklim değişikliğine neden olan seragazı emisyonlarının önemli oranı (%70) şehir sınırlarında meydana geliyor1. Halihazırdaki sosyo-ekonomik ilişkilerimiz sonucunda şehirlerdeki gıda ve su ihtiyacı hızla artarken, atık miktarı, enerji kullanımı ve emisyonlar da benzer bir hızla artıyor2.

İnsan kaynaklı iklim değişikliğini, uluslararası kamuoyunun üzerinde uzlaştığı Paris Anlaşması’nda amaçlandığı gibi mümkün olduğunca 1.5 dereceye yakın bir artış seviyesinde sınırlandırabilmek insanlık tarihi boyunca eşi benzeri görülmemiş bir sosyo-kültürel, ekonomik ve teknolojik dönüşüm gerektiriyor. Bu dönüşümün nasıl sağlanacağının kesin ve tek bir tarifi olmasa da bazı alternatif yollar oluşuyor3. İklim değişikliği ile mücadele bilindiği üzere sadece ulusal düzeydeki politikalarla değil daha alt seviyedeki devlet ve devlet dışı aktörlerin katılımı ile etkin olabilecek. Dolayısıyla hem seragazı emisyonlarının azaltımı hem de iklim değişikliğinin kaçınılmaz etkilerine uyum tarafında yerel yönetimlerin üstlenmesi gereken önemli roller var. Burada atlanmaması gereken bir noktanın altını en baştan çizelim; yerel yönetimler bu rolleri üstlenirken özel sektör, akademi, sivil toplum ve dahi diğer aktörlerle işbirliği ve bu aktörlerin aktif katılımları oldukça kritik önem taşıyor.

Peki iklim değişikliğine uyum konusunda durum genelde iyi örnekler arasında gösterilen Avrupa’da nasıl? Önce ulusal sonra yerele kısaca bakalım. Bir araştırmaya konu olan 33 Avrupa ülkesi arasında ilk uyum stratejisi geliştiren ülkenin Finlandiya olduğunu ve bunu 2005 yılında gerçekleştirdiğini belirtirsek uyum konusunun Avrupa’da bile politika gündemine görece geç girdiği daha net anlaşılabilir. Günümüzde Avrupa ülkelerinin %76’sının iklim değişikliğine uyum stratejisi geliştirdiğini ve %61’inin uyum eylem planı olduğunu belirtmek yanlış olmaz4.

Avrupa’daki 147 yerel iklim değişikliğine uyum planını odağına alan bilimsel bir çalışmada yerel iklim değişikliği uyum planı sayısının Avrupa genelinde artış trendinde olduğu; selden korunma, su yönetimi ve şehir planlama tedbirlerinin diğerlerine nazaran daha çok gündeme geldiği, Avrupa genelinde coğrafi konuma bağlı olarak farklı uyum kapasitelerinin ve uyum planlama desenlerinin ortaya çıktığı gözlemleniyor5. Çalışmanın bulguları arasında uyum planlamasını tetikleyen faktörler arasında yapılan bilimsel araştırma ve vaka çalışmalarının önemi en yukarıda. Bunu AB politikaları, aşırı hava olayları, değişen iklim parametreleri, Birleşmiş Milletler (BM) iklim müzakereleri, hasar maliyet tespitleri, ulusal mevzuat, yükselen deniz seviyesi ve diğer faktörler takip ediyor. Buradan çıkarılabilecek sonuç şu ki yerel yönetimlerin iklim değişikliğini dikkate alması bilimin bulgularına, hissedilen hadiselere ve uluslararası/ulusal politik gelişmelere yakından bağlı. Türkiye’de de benzer etkileşim desenini görebilmek mümkün.

tetikleyen-faktorler-1024x532

Şekil 1. Avrupa’daki Yerel İklim Değişikliği Uyum Planlarını Tetikleyen Faktörler (Veri: Aguiar vd. 2018)

Çalışmada iklim değişikliğine uyumun önünde engel olarak vurgulanan etmenlere de yer veriliyor. Finansal, beşeri kapasite ve veri eksikliği, belirsiz sorumluluklar, iklim değişikliğinin etkilerine yönelik belirsizlikler, mevzuatın ve politik sahiplenmenin yetersizliği vurgulanıyor. Bu bakımdan da Türkiye’de benzer ihtiyaçların olduğu sıklıkla gündeme gelen bir tespit.

AB-28, İzlanda, Norveç, İsviçre ve Türkiye’deki nüfusu 50,000’den büyük 885 şehrin yerel iklim değişikliği planlarını inceleyen daha kapsamlı bir başka güncel çalışmada ise şehirlerin %66’sının azaltım, %26’sının uyum ve sadece %17’sinin hem azaltım hem de uyum planı olduğu belirtiliyor. Araştırma kapsamında 500.000’den fazla nüfusu olan şehirlerin %80’inin azaltım ve/veya uyum planı olduğunu vurgulamak gerekir. Çalışmada yerelde iklim değişikliği strateji ve planı yapılmasını şart koşan ulusal yasaların varlığının (örneğin Danimarka, Fransa, Birleşik Krallık gibi ülkeler), bulunmayan ülkelerdekilere göre yerelde iklim değişikliği uyum planı geliştirilmesini beş kat artırdığı ortaya koyuluyor.

Mevzuatın yanında, uluslararası girişimlerin rolü de çok büyük. Kıbrıs, Danimarka, Slovenya ve Litvanya’daki şehirlerin tamamı, Finlandiya’dakilerin %88,9’u, Belçika’dakilerin %81,8’i, İrlanda’daki şehirlerin %80’i, İsveç’tekilerin %76,9, İtalya’dakilerin %76,3’ü, Estonya’dakilerin %66,7’si, Portekiz’dekilerin %64’ü, Romanya’dakilerin %62,9’u ve İspanya’daki şehirlerin %60,6’sı İklim ve Enerji için Başkanlar Sözleşmesi (Covenant of Mayors for Climate and Energy) imzacısı olarak ve bu çerçevede bir eylem planı geliştirmiş durumda6. Başkanlar Sözleşmesinde günümüz itibariyle 53 ülkeden toplamda yaklaşık 253 milyon nüfusun yaşadığı 7.775 yerel yönetim imzacı konumunda7. Bu imzacıların 6.038’i yerel iklim eylem planlarını sekretarya ile paylaştı. Ancak şu eksikliği vurgulamak gerekir ki bunlardan yalnızca 1.743 tanesi (imzacıların %22,5’i) ilerleme performanslarını izliyor. 6.038 yerel iklim değişikliği eylem planının 4.996’ı standarda uygun kabul edilirken bunlara ilişkin toplam 2.033 izleme raporu sekretarya ile paylaşıldı. Yani iklim eylem planı olsa da uygulama ve izleme konusunda en azından hesap verilebilirlik ve veri paylaşımı açısından büyük bir eksiklik söz konusu. Veri tabanında uyum konusundaki eylem planı olan belediyeler aratıldığında sadece 295 sonuç görüntülenmesi çarpıcı… (…)

baskanlar-sözlesmesi

Şekil 2. Başkanlar Sözleşmesi Kapsamındaki İklim Eylem Planları ve İzleme Raporları 2010-2019 Şubat (Veri: CoM, 2019)

Türkiye’de yerel ölçekte iklim değişikliği ile mücadele henüz başlangıç aşamasında. Bu sınırlı mücadele kapsamında azaltım konusu görece ilgi görse de bugüne değin Türkiye’de üzerine düşünmekte çok geç kalınmış bir alan olan iklim değişikliğine uyum için bir yerden başlanması gerekiyor. Her ne kadar ulusal düzeyde bir uyum stratejisi ve uyum planı8 bulunsa da yerel düzeyde kapsamlı ve bilim temelli uyum stratejisi ve planı bulunan belediye sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini belirtmek gerekir.  Türkiye’deki büyükşehir belediyesi sayısının 30, il belediyesi sayısının 51, büyükşehir ilçe belediyesi sayısının 519, ilçe belediyesi sayısının 403 ve belde belediyesi sayısının 386 olduğunu düşünecek olursak durum daha da çarpıcı hale geliyor9 . Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verisine göre Türkiye nüfusunun %93’ü belediyelerde yaşıyor. Belediye sınırlarında yaşayan nüfusun %83’ü ise büyükşehir belediyelerinde ikamet ediyor10. Toplam belediye sayısının yalnızca %0,2’sini teşkil etmesine rağmen kabaca 60 milyon vatandaşın yaşadığı büyükşehir belediyelerimizin iklim değişikliği ile mücadelede karnesine daha detaylı bakmak faydalı olabilir.

Yerele detaylı bakışa geçerken yereldeki iklim eyleminin çerçevesini oluşturan ulus politikalara da kısaca değinmek gerekiyor. Hatırlanacağı üzere Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı 2011 yılında yayımlandı. Söz konusu eylem planının bilimsel veriler ve mevcut bilgiler çerçevesinde güncellenmesi için Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA Programına “Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi Projesi” sunuldu. Türkiye’de AFAD Planlama ve Zarar Azaltma Dairesi Başkanlığı Teknolojik Afetler Risk Azaltma Çalışma Grubu tarafından yayımlanan İklim Değişikliği ve Buna Bağlı Afetlere Yönetim Yol Haritası Belgesi (2014-2023)11 başlangıç için önemli bir referans teşkil etmesine karşın bir rehber niteliğinden öteye geçip geçmediği tartışma konusu oldu. Bir diğer önemli çerçeve doküman ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2018-2022 Stratejik Planı. Buna göre “sürdürülebilir çevre için iklim değişikliği ile mücadele” konusu bakanlığın önemli gündem maddeleri arasında sayılıyor. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum çalışmalarının “ülke gerçekleri gözetilerek” sürdürüleceği belirtiliyor. İklim değişikliği başta olmak üzere artan çevresel sorunlara karşı hassasiyet ve tabii afetler konusunda hazırlıklı olunacağı paylaşılıyor. “İklim değişikliğine uyumu yüksek sürdürülebilir şehirler” çevre ve şehircilik ile ilgili anahtar kavramlar arasında sayılıyor. Planın hedefler kısmında “iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlanması için tedbirler alınacak ve uluslararası yükümlülükler yerine getirilecektir” ifadesi yer alıyor12  Performans göstergeleri arasında yerel iklim değişikliği eylem planını tamamlayan büyükşehir belediyesi sayısının 2022’de 30’a (yani tamamına) ulaşmasına yer verilmiş13.

(…)

İklim Haber ekibi tarafından kapsamlı ve özenli hazırlanmış makalenin tam metnine https://www.iklimhaber.org/iklim-degisikligine-uyum-zamani-turkiyede-yerel-yonetimler-hazir-mi/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s